4 Eylül 2017 Pazartesi

Başlıyoruz: EVS, Hollanda ve İlk 3 Gün

   Evet, sonunda beklenen oldu ve Hollanda'ya geldim. EVS maceram 2 Eylül 2017 günü gecikmeli olarak başladı. Neden mi gecikmeli olarak, çünkü; iyi kızlar cennete kötü kızlar her yere benim gibiler de olaysız hiçbir yere gidemezler. Sonunda karlı çıktığım bu gecikme olayını kısaca anlatıp Hollanda ayağına geçiyorum:



   1 Eylül Cuma gününe biletim alınmıştı, önce Ankara'dan İstanbul'a oradan da Amsterdam'a uçacaktım (evet uçacaktım, Cem Yılmaz beni affet). Ankara'dan ailemle ağlaşıp vedalaşıp İstanbul'da benimle gelecek diğer gönüllü arkadaşımla buluştum (Mert). O bavullarını verirken "Uçakta bir overbooked (!) durumu var, kabul ederseniz size 400 euro  tazminat verip otel konaklamanızı karşılayarak yarınki uçağa bindirelim." Demişler, o da benim haberim yok, daha İstanbul'a bile inmedim diye kabul etmemiş. Bana sordu, dedim biz gidelim vakitlice, kalsın. Tam uçağa bineceğimiz sırada yanımıza bir görevli yaklaştı, "Bakın emin misiniz, 4 gönüllüye ihtiyacım var, en güzel otelde kalacaksınız, söz veriyorum." gibi bir takım vaatlerle bizi ikna etti. Sonra gelip "gerek kalmadı uçağa binebilirsiniz" dedi, sonra tekrar gelip "ay yanlışlık oldu sistem çökmüş binemezsiniz" dedi, derkeen biz kendimizi ancak gece yarısı otelde bulduk. Biletimiz sabah 7'deydi ve havaalanı görevlisi bizi 4'te otelden alacaktı. Yani 5 yıldızlı otelde konaklayamadık, sadece konduk.


   1.Gün

   Sonuç olarak geç ve güç olsa da Pazar sabah 10 buçuk sularında Amsterdam'a inmiştik. Diğer bir gönüllü ve ev arkadaşımız olan Gio bizi havaalanında karşıladı ve evimize geldik. Kısa bir kahvaltının ardından Amsterdam'ın merkezine doğru yola çıktık. Merkez istasyondan ücretsiz kalkan feribotlarla karşı tarafa, yani "Kuzen Amsterdam (Noord Amsterdam)"a geçtik. Burası eskiden tamamen sanayi odaklı bir yerken, bu gün bir turist cenneti haline gelen merkez Amsterdam'a tepki olarak doğmuş diyebiliriz. Çeşitli kültür, sanat ve spor etkinliklerinin yürütüldüğü bu bölgede en
Balcony Players / Magma Music Festival @Noorderlicht Cafe
güzel kafe ve barlar yer almaktaymış efendim. Biz o gün için çok ayrıntılı gezemedik ama gittiğimiz Magma Music Festival'e ev sahipliği yapan Noorderlicht Cafe söylenenleri doğrular nitelikteydi. Burada 2 grubu dinledikten sonra (Balcony Players/Gipsy Balkan Beat ve The Bucket Boys/Bluegrass Punk) 3 saatlik uykuyla gezmeye daha fazla dayanamadık ve eve geri döndük. Nitekim daha akşam çalışacağımız yere uğrayacak ve insanlarla tanışıp bir şeyler içecektik. Eve gelip bir şeyler yedikten sonra çıkmaya karar verdik. Amsterdam'a giderken metro kullanmıştım ama bu sefer bisiklet sürmeye mecburdum. Çok ayrıntıya girmek istemiyorum, kendimi geliştiriyorum diyelim. Ama gecenin sonunda eve yine metroyla döndüm. Bir EVS gönüllüsü olarak her gün toplu taşımaya para harcama lüksüm yok, bu yüzden bu bisiklet meselesini kış iyice bastırmadan kapmam lazım. Uykusuzluk ve üzerine gelen yoğun program yüzünden ilk günümüz bana adeta 3 gün gibi geldi ama günün sonunda bu yorgunluk sayesinde fazla düşünmeye ve ilk günün garipliğini yaşamaya vakit kalmadan sızdım, bu da iyi yönü.

   2.Gün
 
   Buradaki herkes Amsterdam'ın merkezini turist işgaline uğramış yüzeysel bir yer olarak görse de ben de kendimi ilk bir hafta turist ilan ettim ve klişe Amsterdam fotoğraflarının çekildiği her yeri görmeye namusum ve şerefim üzerine and içtim. Bu yüzden de 2. gün akşam üstü Mert'le birlikte yine atladık metroya ve Amsterdam'a gittik. Dam Meydanı'nı da gördük, Red Light District'e de gittik (pazar geç saat olduğu için kapalıydı ama olsun yerini öğrendim.), kanal manzaralarını da gördük,
külahta patates bile yedik. Müzelerin hiçbirine girmedik çünkü bir müzenin bilet parasıyla ben 2 hafta karnımı doyururum. Onun yerine kendime Primark'tan cillop gibi bir kışlık mont aldım. Yani EVS macerasının 2. günü Amsterdam sokaklarında avare avare dolaşmakla geçti, güzeldi. Primark'tan çok uygun fiyatlara neredeyse bütün eksiklerimi aldım, seni seviyorum Primark gel bir aile olalım, Türkiye'ye açılalım.

  3.Gün

  Bir günü turist olarak geçirdikten sonra sıra evimizin yakınındaki yerleri keşfetmeye geldi. Hem de ben Salı günü işe bisikletle gitmek zorunda olduğum için biraz pratiğe ihtiyacım vardı. Diğer ev
arkadaşımız Adri bize yakınlarda çok büyük ve güzel bir ormanın olduğunu söyledi. Bisikletlere binip tarif ettiği yere doğru yola çıktık. Yolda giderken anladım ki Amstelveen'in diğer yerlere göre daha zengin ve elit bir muhit olduğu gerçekten doğru. Kırmızı ışıkları saymazsak başarılı bir bisiklet yolculuğunun ardından ormana vardık. Ormanın başladığı yerde kendimi şirinler köyünde zannettim. Bir Ankaralı olarak hayatımda daha önce bu kadar yeşili hiç bir arada görmemiştim sanırım. Saatlerce dolaşmamıza rağmen görülmesi gereken yerlerin onda birini filan ancak görebilmişizdir galiba. En güzeli devamlı fotoğraflarını çeken teyzenin bize tanıttığı inek ailesiydi, inek de değil de işte bunlar bufalo mudur artık angus mudur bilemeyeceğim. Aşırı huzurlu ve etkileyici orman gezintimizden sonra gelirken gözümüze kestirdiğimiz barda birer bira içip yemek yedik. Çünkü ilk hafta turistiz ya, ondan. Sonra yok böyle şeyler full tasarruf, full seyahat fonuna katkı.




   İşte Hollanda'daki EVS sürecimin ilk üç günü aşağı yukarı bu şekildeydi. Çok güzel bir evimiz, küçük bir bahçemiz ve bir kedimiz var; adı Hanky. Ev arkadaşlarım Mert, Gio ve Adri. Gio Gürcistan'dan, Adri de İspanya'dan gelmiş. Evde ben hariç herkes grafik tasarım, görsel sanatlar, çekim, kurgu işleriyle uğraşıyor. Yarın iş yerinde ilk günüm olacak, bütün yeni başlayan gönüllüler ilk önce bütün bölümlerde çalışıyorlarmış. Daha sonra benim görevim sahne arkası ve horeca denilen yeme-içme kısmında olacak. Sahne arkası için baya heyecanlıyım, dünya starları gelmese de farklı müzikler yapan bir sürü grup sahne alıyor P60'da ve görünüşe göre ben hepsiyle tanışacağım :) Umarım her şey bu 3 günde olduğu gibi güzel devam eder. , , , , , , , , , , , , , , ,

3 yorum:

  1. Süper. Keyifli bir zaman dilimi geçirmenizi temenni ediyoruz. Zaten işin gidişatından oldukça keyifli olacağı aşikar ;)

    YanıtlaSil